2013-12Aylık raporlarının sıkı takipçisi olduğum Trendwatching.com, 2014’ün tüketim trendlerini sıralamış. Birçok markanın dikkate almak isteyeceğini düşünerek oradan bir özet geçiyorum. Yalnız bu birebir bir çeviri değil. Konu ilginizi çektiyse, daha detaylı bilgiler ve örnekleri eşliğinde raporun kendisini okumanızı tavsiye ederim.

* İlk trendi ‘Guilt-free Status’ diye tanımlıyor Trendwatching. Diyor ki; tüketicilerin alımlarıyla dünyaya, çevreye ya da kişinin kendisine bir zarar gelmemesi konusunda farkındalığı arttı. Öte yandan tüketime olan bağımlılıkları, koşullanmaları ve  maalesef hoşgörüleri devam ediyor. Yani içinden çıkılmaz bir kısırdöngü. Bu sebeple de ekliyor: Tüketiciye suçluluk duygusunu hissettirmemek gerekiyor.

* İkinci sırayı ‘crowd shaped’ tanımlaması alıyor. Coleman Parkes’in Nisan 2013’te yayınladığı araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 57’si nerede olduğunu, en yakın beş Facebook arkadaşını, aile bireyleri hakkında veriler gibi detaylı kişisel bilgilerini daha iyi hizmet ya da finansal geri dönüşüm için kullanmak konusunda istekli. Bu durum, sosyal medya ile, hikayelerle, e-ticaret ya da akıllı telefonların GPS servisi ile, 2014’te daha da artacak deniyor. Buraya kadar bir yenilik yok. Yenilik ise hem bu bilgileri ortaya çıkaran ve paylaşmayı kolaylaştıran bu teknolojilerin aynı anda bir çok yerde -hatta birbirine bağlı- karşımıza çıkacağı hem de tüketicilerin bu konudaki beklentilerinin yükseleceği.

* Üçüncü sırayı ‘Çin için/ile daha yeşil’ tanımlaması almış. Deniyor ki, Çin 2014’te doğa yanlısı tüketimin merkez üssü olacak. Böylece ‘Batılı’ markaların Çin ürünleriyle rekabetlerinde kullandığı doğa dostu kozu da zayıflayacak. Global pazarlarda rekabeti yeniden planlarken küçük ama önemli bir detay.

* ‘Mychiatry’ tanımlaması 4’üncü sıraya yerleşmiş raporda. Burada anlatılmak istenen giyilebilen, kolay kullanılan kişisel sağlık cihazları. Bu pazarın, akıllı saatler ve diğer giyilebilir cihazlar sayesinde büyüyeceği söyleniyor. Sektör şimdiye kadar daha çok fiziksel sağlık ile ilgiliydi, deniyor. Şimdi, bu teknolojiler ruhsal konularda da hizmet verecekmiş. Örneğin, kullanıcılar akıllı telefonlarını yaşam koçu olarak kullanabilecekmiş. Bir örnek de kişilerin ruh halini algılayıp ona göre müzik çalan kulaklıklar olmuş.

* Sırada benim bu yıl markalardan en büyük beklentim olan ‘No Data’ konusu var. Hani, kişisel bilgilerimiz daha iyi hizmet uğruna toplanıyor. İşte, Trendwatching geçen yıl bizleri bu konuda “Markalar tüketicilere değerli bir hizmet vermekle agresif olup onları korkutmak arasında ince bir çizgide yürüyor. Evet, tüketiciler hizmet almayı seviyor ancak izlenmeyi sevmiyor” diyerek uyarmıştı. Yani, markalar 2014’te de bilgi toplarken, bunları kullanırken ve bu bilgileri korurken daha dikkatli olmalı deniyor, kısaca. Hatta raporda konu, ‘2014’te herkese eşit hizmet veriyoruz, bilgileriniz bizde olmasa da’ diyebilecek markalar var mı, sorusu ile kapanıyor.

* ‘The Internet of Caring Things’ yani ‘Nesnelerin İnterneti’ kavramına da yeni yılda daha çok tanık olacağımız söyleniyor raporda. Nesnelerin İnterneti yeni bir kavram. İnternet sayesinde birbirine bağlı, haberleşme ve bilgi paylaşma olanağı sağlayan sisteme deniyor. Cep telefonunuza gelen mesajları görebildiğiniz/kontrol edebildiğiniz elektronik saatler mesela… Raporda bu pazarın 2020’de küresel ekonomiye 1.9 trilyon dolar sağlayacağı bilgisine yer verilmiş. Yenilik ise bu cihazlarda daha ‘caring’ yani kişilere destek sağlayıcı özelliklerin artacağı konusu. Trendwatching’in öngörüsü sağlığa yönelik hatta iyileştirici, kişilerin para biriktirmesine yardımcı, ev işlerini yapabilen ürünlerin artacağı yönünde.

* Son öngörüyü ise ‘Küresel Beyin’ olarak isimlendiriyor Trendwatching. Buna göre, 2014’te tüketim arenası daha global olacak. Yani her gün dünyanın başka bir yerinde icat edilen bir yenilik ile tanışacağız.

Görsel ve yazı: Trendwatching.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post Navigation