gram02

Kafa dağıtmak gerekir ya bazen; gezmek, yeni yerler görmek, yeni insanlarla tanışmak, en azından farklı insanlarla aynı havayı solumak iyi gelir, diyerek kendimi Beyoğlu’na atıvermişim. Ne öyle uzaklara gidecek halim ne de vaktim vardı açıkçası. Oturduğun mahallenin dışına çıkmak, kendi şehrinde turist olmak bile kafi gelir diyenlere kulak verdim. Pişman değilim!

İlk durağım, güne güzel bir sabah kahvesi eşliğinde başlamak üzere Gram oluyor. Gram, Şef Didem Şenol’un Karaköy’de yer alan lokantası Maya’dan sonra, 2012’de açtığı, benim de fırsat buldukça uğramayı ihmal etmediğim restoranı. Sadece kahve demiştim değil mi? Kendimi kusursuz bir sahanda yumurtanın yanında ayva reçeli ve tereyağı ile servis edilen muhteşem ‘brioshe’u yerken buluveriyorum.

Yeri gelmişken bilenlere hatırlatmak istediğim, henüz yolu düşmemiş olanlara ise şiddetle tavsiye ettiğim bir mekân Gram. Bu iki büyükçe masalı küçük lokanta benim için bir lezzet mabedi. Henüz içeri girer girmez, sol tarafınızda sergilenmekte olan, çoğunlukla tatlı, atıştırmalıklar önce acımasızca gözünüzü doyurur. Buradan kazasız geçeni görmedim. Ben mesela, her seferinde diyetimi eve götürmek için aldığım brownie’ler ile ödemekteyim. Ancak Gram’da sadece kahvaltı yok. Sabah 8.30’da kapısını açan mekânda öğlenleri (12.00-15.00 arası) açık büfe yemek servis ediliyor. Arzu ediyorsanız Gram’ın her gün değişen menüsüne de bakabilirsiniz. Bugün mesela, camın üzerine kaydedilmiş yemekler arasında tarhana çorbası, kuzu sırtı, köy tavuğu, kadayıfa sarılı keçi peyniri, yaban mersinli zeytinyağlı pırasa var. Unutmadan söyleyeyim, Gram 18.00’da kapanıyor ancak 10 kişi yahut üzerindeyseniz (oturarak en fazla 19 kişi olabilirsiniz) önceden rezervasyonla bir yemek organize edebilirsiniz. Bir de, pazar günü için heveslenmeyin, kapalı!

Gram
Meşrutiyet Cad. 107 D Tel: (0212) 243 1048
www.grampera.com

Bu yazı Pudra.com’da yayınlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post Navigation