anitco-borgo-di-tabiano-castello-hotel-exterior

Şanslılardanım. Gazeteciyken dünyayı dolandım, haber peşinde. Şimdi masanın öbür tarafındayım, eskisi kadar olmasa da, gezmeye devam ediyorum. Bu defa ev sahibesi olarak… Son rotam İtalya idi. Yine. ‘İşim gereği’ neticede…

Muhtemelen biliyorsunuz da, demeden geçmeyeceğim. Son iki senedir farklı bir çok bölgesini gördüm İtalya’nın. Her yeri mi güzel olur bir memleketin. Öyle işte. Son rotamız ortalarda bir yerindeydi, bahsedeceğim. Milano ile Bolonya arasında bir yer. İsmi pek havalı: Antico Borgo di Tabiano Castello Relais de Charme.

Sebebi ziyaretimden de kısaca bahsedeyim… Sevgili markalarımızdan Maserati, ilk SUV’u, yeni gözdesi Levante’yi kendine yakışan bir yerde ve şekilde dünya basınına tanıttı. Bu vesileyle Tabiano’daydım. Uzatmıyorum ve sizi Tabiano Şatosu ile baş başa bırakıyorum. Yazı ve resimlerin sonunda bir de sürprizim var 🙂

16409e684b19472899b417052a8b2410 Devamını oku →

show_foto

Son İtalya seyahatinde (bkz. bir önceki post) Parma civarındaydım. Bir adres, bir de güzel bir keşfim oldu, hemen paylaşayım. Adres, Al Tramezzo isimli restoran. Merkezin biraz dışında kalıyor. İlk girdiğinizde yüzünüz biraz buruşabilir, hafif eski yüzlü bir yer. Pes etmez de içeri adım atarsanız eğer, masaya oturur oturmaz detaylar sizi kendisine çekecektir. Sandalyeler, tabaklar, bardaklar… Bu eskiliğin içinde özenle seçildiği tasarımlarından belli ediyor kendisini. Zaten yemek de gelince memnuniyetten dört köşe olacağınızı sanıyorum. En azından bana öyle oldu.

Bu yıl 40’ıncı yılını kutluyormuş. Bu sebeple menüde geleneksel Parma lezzetlerinin yanında ilginç tabaklar da var. Bir kere, deniz mahsullerinde çok iddialı lezzetler var. Makarna çeşitleri ya da 46 ay bekletilen özel Parma jambonları zaten de, şefin Aida müzikaliyle aynı ismi verdiği bir tatlı var ki, mutlaka istenmeli. Hayır, yemezseniz bile sanat eseri olarak alın. Garsonun size eseri anlatmasına izin verin. Keza tüm hikaye sembolleri ile bir tabağa aktarılmış. Yemesi kadar seyretmesi, dinlemesi de keyifli. Siz de benim gibi, merkezin dışında kalıyor ve lezzetli, yerel bir restroan ararsanız, tavsiye ederim. Bu arada bilmem artık önemi var mı, Michelin restoranları arasında da yer alıyor Al Tramezzo. untitled2 Diğer keşfe gelince… Az önce restorandaki detaylardan bahsetmiştim size. Bardaklar özellikle, çok zevkliydi doğrusu. Massimo Lunardon imzalı bu bardaklar el yapımı. Markaya pek çok şehirdeki mağazalarından ulaşılabilindiği gibi galettishop.it gibi internet sitelerinden de ulaşabiliniyor. Ristorante Al Tramezzo: Via A. Del Bono, 5/b Parma Tel: 0521 487 906 www.altramezzo.it Massimo Lunardon: www.massimolunardon.it

Affiche-40x60-P[1]

 

Hizmeti ayağa götürmek diye buna derim ben! 20’nci yy. çizgi romanlarının en ünlülerinden, Belçikalı çizer Herge’in hayat verdiği Tin Tin (bizdeki adıyla Tenten) bir süreliğine Paris’te Herbe Müzesi’nde severleriyle buluşuyor.

Müzelerarası sergi turnesi pek yaygın bu aralar. Belçika’da yer alan Herge Müzesi’ndeki original çizim ve çizimleri destekleyen objelerin seyahat ediyor olması da buna bir örnek. Tin Tin severler sergi 31 Ağustos’a kadar devam ediyor.

Devamını oku →

Bu piknik sepetine Luxurylaunches.com’da rastladım. Tiffany & Co. üretmiş. Haberde belirtilmiyor ama sanıyorum ünlü mücevher markasının ilk piknik sepeti bu. Artık Tiffany mavisi de olarak bilinen renk kayışlarıyla Central Park (The Central Park Picnic Basket) ismi verilen bu piknik sepeti, tıpa, şişe açacağı, Hampton marka gümüş peynir ve servis bıçağı, iki Riedel şarap kadehi, ekmek ve tatlı tabakları, kumaş peçeteler ile yün battaniyesi eşliğinde satılıyor. Ücreti de 3.700 dolar olarak belirtilmiş.

central-park-picnic-basket-2-690x548

central-park-picnic-basket-1-690x473

pannonica-mekan-bodrum-caz-restaurant-mkl

Aralık’ın 12’sinde kapılarını Bodrum’da açtı, Pannonica Jazz Bistro Lounge. Ünlü caz müzisyeni Ali Perret’nin müzik direktörlüğünde, sessiz sedasız, aniden… İşte o günden bu yana, Bodrum’da, ardı ardına müzik ziyafetleri veriliyor.

Şenay Lambaoğlu, Engin Recepoğulları, Neşet Ruacan, Çağıl Kaya, Ayşe Gencer, İmer Demirer, Serkan Özyılmaz, Bora Çeliker, Barış Ertürk, Nilüfer Verdi, Ferhat Öz, Volkan Hürsever, Uğur Güneş, Ali Perret… Caz müziğinin Türkiye’deki bu usta isimlerinin hepsinin yolu, son bir aydır, Bodrum’dan geçiyor. Dahası Bodrum önümüzdeki günlerde gittikçe sayıları çoğalacak bu isimlere ev sahipliği yapmaya devam edecek gibi gözüküyor. Nedeni ise 12 Aralık günü kapılarını Bodrum’da açan, cazseverlerin uğrak noktası Pannonica Jazz Bistro Lounge.

Devamını oku →

eh10

Hazır yine yolum Miami”ye düştü, bu sefer uzun bir günce hazırlamaya niyetliydim. Ne de olsa abla yerlisiyim, içini dışını iyice belledim. Hem bu sefer ilk kez o kıtanın en son noktası, Florida”nın en alt, uç, artık nasıl tanımlamak isterseniz, yerleşim bölgesi Key West”i de görme fırsatım olacaktı. Zaten ne olduysa orada oldu.

Yazar Ernest Hemingway”in evine girip resimlerini çekince dayanamadım. Günce öncesi araya reklam alıyorum diyelim, bunları hemen paylaşayım istedim. İşte, meşhur “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” romanının yazarı, yazar – gazeteci Ernest Hemingway”in yaşamının son yıllarını geçirdiği evinin -cep telefonu ile çekilmiş- resimleri:

eh1

eh2

eh3

Bu arada, Hemingway Key West”e ilk kez 1928″de gidiyor. Key West konum olarak Küba”nın tam karşı kıyısında yer alıyor. Yazar da zaten -yaşamında çok önemli bir yer tutan- Küba üzerinden Key West”e geçiyor. 1931 yılında da o zamanki eşi Pauline”in amcası Gus bu evi çift için satın alıyor. Ernest ve Pauline 1940 yılında boşanıyor, yine de yazar 1961″deki ölümüne kadar Key West”e gelip gitmeyi sürdürüyor.

eh4

Evi gezince Ernest Hemingway”in kedilere olan düşkünlüğünü bir kez daha anlıyorsunuz. Evin duvarlarını kedili resimler süslüyor. Dahası bahçesinde kedilere özel oyun sahaları, yaşam alanları hatta evin kedilerinin hakedeceği şekilde anılması için mezarlık bile düşünülmüş. Bugün Hemingway Ailesi”nden kimse bu evi kullanmıyor ama kediler hâlâ evlerinde…

eh7

eh6

eh8

Tayvan hava yolları şirketlerinden Eva Hava Yolları, Hello Kitty resimleriye giydirilmiş jetini Japonya, Çin, Güney Kore gibi ülkelerin ardından ilk kez aksi istikamete, Los Angeles şehrine de yollamış. Luxuo.com sitesinden alıntıladığım haberin resimlerini de görünce paylaşmadan edemedim. Uçağın dış cephesinin yanı sıra içinde de -gördüğünüz gibi- her bir şey bu konsept etrafında dönüyor. Hayır, tatlı da bir yandan!

EVA-air-plane-Hello-Kitty-600x365

hello-kitty-air-jet

Kaynak: Luxuo.com

Havayolları bir yandan cazip fiyat önerileriyle karşımıza çıkarken diğer yandan da sürekli daha iyi hizmet vermenin yollarını arıyor. Filmler, oyunlar derken, yepyeni bir uygulama ile yolcuların kalplerini fethetmeye çalışıyorlar. Yeni silahları ise yemek!

Havayolu şirketleri uçuşlarında yemek kalitesini en üst seviyeye çıkarmanın yolunu ünlü şefler ile bulmuş. Ethiad, AirFrance, Qatar, Lufthansa, Singapore ve Delta… Şimdilik bu altı havayolu uçuşlarında popüler mekanların ünlü isimlerini ağırlayarak yolcularına şef yemeği sunuyor.

Bu hizmet yakında özel bölümlerde şef masasına kadar giderse şaşırmam.

Kaynak: Luxuo

Daha önce Chanel, Louis Vuitton gibi markalar da fotoğraf çekimi ya da defilelerinde logolarını değişik biçimlerde tasarlatmış, süs, ya da makjaj niyetine diyeyim, geçici dövme olarak kullanmış, meraklıları ile paylaşmışlardı. Hatta ben de dövme meraklısı biri olarak görsellerini burada sizlerle paylaşmıştım. Ama böylesini ilk casino online kez görüyorum.

Dior geçenlerde, mücevher niyetine tasarladığı geçici dövmelerini satışa sundu. Mücevher niyetine derken abartmadım, kağıttan kazınan geçici dövmeler için 24 ayar altın kulanılmış.

Grand Bal adı verilen koleksiyonun tasarımcısı Camille Miceli. Bence şık olduğu kadar gayet eğlenceli bu geçici dövmeler Dior mağazaları dışında Nordsrom gibi büyük mağazalarda set halinde satılıyor. Her seferinde silineceğini bilerek bu dövmeleri kullanmayı göze alanlara da belirteyim; her setin fiyatı 120 dolardan başlıyor.

Kaynak: Luxurylaunches.com

The Daily Meal sürekli bir liste yayınlar. ‘Amerika’nın en iyi 9 pizzası’, ‘En iyi havaalanı restoranları’… Aklınıza yiyecek içecek ile ilgili ne gelirse, bir listede mutlaka karşınıza çıkar.

Aşağıda yer alanı bana bir arkadaşım yolladı. “Ben otel restoranı sevmem demeden önce bunları bir dolan” notuyla. Sizin de elinizin altında olsun.

  • Acquapazza at the Four Seasons Resort Mauritius at Anahita (Mauritius)
  • Adour at The St. Regis Hotel (New York City)
  • Al Mahara at Burj Al Arab (Dubai)
  • Alain Ducasse au Plaza Athénée at Plaza Athénée Hotel (Paris)
  • Altitude at Shangri-La Hotel (Sydney) Devamını oku →